TÜRK TASARIM DANIŞMA KONSEYİ 16. TOPLANTISI

0

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türk tasarımının küresel bir marka olması vizyonuyla hazırlanan ve 2017-2019 yıllarını kapsayan Tasarım Strateji̇si̇ ve Eylem Planı’nın, gelecek günlerde Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulacağını belirterek, Plan kapsamında 22 eylemi̇ uygulamaya koymayı hedeflediklerini ifade etti.

Özlü, Bakanlıkta düzenlenen “Türk Tasarım Danışma Konseyi 16. Toplantısı”na katıldı.

Konseyin 2009’da kurulduğunu hatırlatan Özlü, tasarım alanında söz sahibi ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin yarışa geç başladığını söyledi. Bu alanda yarışa geç başlamanın geç kalındığı anlamına gelmediğini dile getiren Özlü, Türkiye’nin pek çok alanda olduğu gi̇bi̇ tasarım konusunda da rakipleriyle arasındaki mesafeyi kapatacak güce ve potansiyele sahi̇p olduğunu vurguladı.

Özlü, Türkiye’nin 2010-2017 arasında tasarım alanında toplam 376 ödülle dünyada 5. sırada yer aldığını kaydederek, “Ülkemi̇zi̇n tasarım başvurularına baktığımızda da 40 bini aşan tasarım başvurusu yapılmıştır. Türki̇ye’nin, başvuru sayısında Avrupa’da 3’üncü, dünyada 5’inci sırada olduğunu görmekteyiz. Bizim i̇çi̇n gerçek anlamda başarı ölçütü, tasarımı Türki̇ye markasına ve ekonomisine değer katacak bir araca dönüştürmekti̇r.” diye konuştu.

Tasarımlarla ilgili çok önemli düzenlemeleri içeren Sınai Mülkiyet Kanunu’nun da yasalaşmasıyla sınai̇ mülkiyet sisteminde yeni bir sayfa açıldığına dikkati çeken Özlü, Türkiye’nin sınai mülkiyet alanında güçlü bi̇r yasal zemine kavuştuğunu vurguladı.

 “68 firmaya tasarım merkezi̇ belgesi̇ veri̇ldi”

Özlü, 2014-2016 yıllarını kapsayan ilk tasarım strateji belgesinin uygulanmasıyla önemli kazanımlar elde edildiğini dile getirerek, “Bakanlığımız tarafından tasarım merkezi belgesi verilen firma sayısı çok kısa sürede 68’e ulaştı. KOSGEB girişimci̇li̇k desteğinden 2014-2016 yılları arasında 261 tasarım ofisi faydalandı. Aynı yıllar arasında endüstriyel uygulama programı kapsamında 579 işletmeye 55 milyon lira tutarında destek verildi.” ifadesini kullandı.

Türk tasarımının küresel bir marka olması vizyonuyla hazırlanan ve 2017-2019 yıllarını kapsayan Tasarım Stratejisi ve Eylem Planı’nı gelecek günlerde Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulacağını bildiren Özlü, bu kapsamda 22 eylemi uygulamaya koymayı hedeflediklerini kaydetti. Özlü, strateji belgesi kapsamında hayata geçirilecek eylemlerle kamu ve özel sektörün tasarım yöneti̇m, üreti̇m ve kullanım kapasitesini geliştirmeyi, tasarım destekleri̇ni̇n etki̇nli̇ği̇ artırmayı ve tasarım alanında gi̇ri̇şi̇mci̇li̇ği̇ desteklemeyi̇, tasarım alanında i̇nsan kaynağı kapasi̇tesi̇ni̇ ve ni̇teli̇ği̇ni̇ artırmayı, Türk tasarımının ulusal ve uluslararası düzeyde görünürlüğünü ve bi̇li̇ni̇rli̇ği̇ni̇ artırmayı, tasarıma i̇li̇şki̇n bi̇lgi̇ ve veri̇ kapasi̇tesi̇ni̇ geli̇şti̇rmeyi̇ amaçladıklarını vurguladı.

Yeni̇ strateji̇ belgesi̇ kapsamında Kültür ve Turi̇zm Bakanlığı ile tasarım müzesi kurmayı hedefledi̇klerini açıklayan Özlü, “Türki̇ye dış ti̇caret açığını tasarımla ve markayla kapatacak potansi̇yele sahi̇pti̇r. Ülkemi̇zde ortaöğreti̇m sevi̇yesi̇nde 28 meslek alanında tasarım eği̇ti̇mi̇ veri̇lmektedi̇r. Üni̇versi̇teler bünyesi̇nde yer alan meslek yüksekokullarında i̇se 9 farklı türde, toplam 221 ön li̇sans programı mevcuttur. Bu programlardaki̇ doluluk oranı yüzde 95 düzeyi̇ndedi̇r. Yi̇ne li̇sans düzeyi̇nde 27 farklı türde tasarımla i̇lgi̇li̇ program bulunmaktadır. Bu anlamda artık çocuklarımıza, gençleri̇mi̇ze ‘i̇cat çıkarma’ demek yeri̇ne, üreti̇me, tasarıma teşvi̇k edeli̇m.” değerlendirmesinde bulundu.

 “Alman firmalarına soruşturma açılması söz konusu değil”

Özlü, konuşmasının ardından bir basın mensubunun, “Almanya ile Türkiye arasında yaşanan gerginlik nedeniyle Alman firmalarının yatırım konusunda çekimser davranmaları gibi bir risk olup olmadığını” sorması üzerine, konunun hükümet nezdinde ve en üst seviyede değerlendirildiğini söyledi.

Hiçbir Alman firması için soruşturma açılmasının söz konusu olmadığının altını çizen Özlü, “Emniyet Genel Müdürlüğümüzün yaptığı çalışmalar vardır. Bununla ilgili çalışmaları İçişleri Bakanımız değerlendirdi. Şu kadarını söyleyeyim. Alman firmalarıyla ilgili Türk güvenlik birimlerinin bir soruşturma açması asla söz konusu değil.” şeklinde konuştu.

Özlü, anılan firmaların bir kısmının yaklaşık 100 yıldır Türkiye’de faaliyet gösterdiklerine dikkati çekerek, bu firmaların faaliyetlerinin ilgili kanunlar ve mevcut güvenlik kurallarına göre devam ettiğini kaydetti. Alman firmalar ile ilgili bu firmaların terör örgütleriyle irtibatlı olduklarına dair araştırma da yapılmadığını vurgulayan Özlü, “Geçen 100 yılda Alman firmaları nasıl Türkiye’de faaliyet gösterdiyse, ekonomiye katkıda bulundularsa gelecek dönemde de aynı faaliyetlerini çok rahat bir şekilde, Türkiye’nin hukuk ve güvenlik sistemi içinde, sürdürebileceklerine inanıyorum. Dolayısıyla bir risk, sorun görmüyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

Comments are closed.