İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİNİ AÇTIK

0

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği hususlar son derece önemlidir. Açıkça belirtmek gerekirse, temellerinizi bu ülkenin ve bu milletin değerlerine yaslamıyorsanız istediğiniz kadar küresel bir marka olun, siz bu ülkenin markası olamazsınız. Kendi ülkesine ve milletine yabancılaşmış bir yapı, bunu küreselleşme hedefi ile mazur gösteremez.” dedi.

Özlü, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Küçükyalı yerleşkesinde bulunan Teknoloji Transfer Ofisi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, İstanbul Ticaret Odası Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından 2001 yılında kurulan İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin, geçen 17 yılda çok önemli mesafe katettiğini söyledi.

Özlü, “Bilim, teknoloji, kültür ve sanat alanlarında eğitim verilmesi çağımızın ihtiyacı olan yetişmiş insan kaynağı açısından son derece önemlidir. İstanbul Ticaret Üniversitesi’ni, çok yönlü ve dinamik eğitim anlayışından dolayı kutluyorum.” dedi.

Kendini toplumdan, hayattan ve üretimden soyutlayan üniversiteler istemediklerini ifade eden Özlü, “Aksine, üniversitelerin bilimsel üretim yeteneklerinin ürüne dönüşmesi için büyük gayret gösteriyoruz. İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde bulunan girişimci koçluğu ve danışmanlık, proje döngüsü eğitimi, hibe fırsatlarıyla tanışma programları, tasarım programları, akademisyen ve sanayici eşleştirmeleri, kuluçka merkezleri gibi programlar, sanayi ile bilimi buluşturan, çok faydalı, gerekli ve vazgeçilmez programlardır.” diye konuştu.

 

 “Sanayi 4.0 sürecinde, en büyük ve en değerli sermaye fikir sermayesidir” 

  

Faruk Özlü, fikirlerin buralarda somutlaşarak anlam kazandığını, teknoloji transfer ofislerinde fikir sahibi olan, fikirlerine güvenen herkese yer olduğunu söyledi.

Kalkınmanın, gelişmenin, büyümenin ve zenginleşmenin, statik kalarak mümkün olamayacağını vurgulayan Özlü, şunları kaydetti:

“Dinamik olmamız, fikir üretmemiz gerekiyor. Çağımızda, özellikle Sanayi 4.0 sürecinde, en büyük ve en değerli sermaye fikir sermayesidir. Baktığımız zaman, garajlarda milyarlarca dolarlık fikirler çıkıyor. Bunları hep okuyoruz. Başarılı olan ülkelerde şöyle bir husus var; fikir sahibiyle para sahibi bir masaya oturuyor. Bu ikisinin birbirini ikna ettiği projeler başarılı oluyor. Her garajdan bir şey çıkmıyor. O nedenle bizim tarafları bir araya getirebileceğimiz masalar oluşturmamız gerekiyor. Fikir sermayemizin gelişiminde üniversitelerimize çok güveniyoruz. Çünkü üniversitelerimizin, girişimcilik ruhunun ve yenilikçilik kültürünün gelişmesinde en önemli basamak olduğunu biliyoruz.”

 

 “Millilik ve yerlilik, siyaset üstü bir tercihtir”

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, yurt dışından teknoloji transferinin bir noktaya kadar yapılabileceğini, bir noktadan sonra teknolojiyi üretmenin elzem olduğunu vurguladı.

Bilimle teknolojiyi, bilimle sanayiyi ve bilimle toplumu buluşturan üniversiteler için çabaladıklarını ifade eden Özlü, şöyle devam etti:

“Sizlerin de bildiği gibi, Sayın Cumhurbaşkanımız, üniversitelerle ilgili geçtiğimiz hafta birtakım tespitlerini dile getirmişti. Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği hususlar son derece önemlidir. Açıkça belirtmek gerekirse, temellerinizi bu ülkenin ve bu milletin değerlerine yaslamıyorsanız istediğiniz kadar küresel bir marka olun, siz bu ülkenin markası olamazsınız. Kendi ülkesine ve milletine yabancılaşmış bir yapı, bunu küreselleşme hedefi ile mazur gösteremez. Biz hükümet ve bakanlık olarak, ısrarla yerli ve milli vurgusu yapıyoruz. Politikalarımızı, bu ana eksen üzerinde belirliyoruz. Bu, sadece siyasi bir tercih değildir. Bu, aynı zamanda yapmamız gereken siyaset üstü bir tercih olmalıdır. Millilik ve yerlilik, siyaset üstü bir tercihtir. Bu tercihin; üniversitelerimiz ve işletmelerimiz tarafından da yapılması gerekir. Çünkü güçlü ve sözü dinlenen Türkiye’yi, öncelikle bu tercihi yapıp ona göre çalışarak kurabiliriz.

Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, mesele fiziken nerede olduğunuz değil, zihin olarak nerede durduğunuz meselesidir. Bizim fikrimiz de, zikrimiz de Türkiye’dir. Bizim zihin ve ruh olarak durduğumuz yer bu topraklardır, bu millettir, bu devlettir. Ürettiğimiz ve üreteceğimiz bilim, sanayi ve teknoloji yerli ve milli olacaktır.”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren de öğrencilerinin girişimci yönünü güçlendirmeyi hedefleyen bir üniversite olduklarını, çalışmalarını bu doğrultuda yoğunlaştırdıklarını ifade etti.

Açılış konuşmalarının ardından Bakan Özlü’ye, günün anısına tablo takdim edildi. Özlü ve beraberindekiler, daha sonra açılışını yaptıkları Teknoloji Transfer Ofisi’ni gezdi.

 

 Teknoloji Transfer Ofisi, 5 farklı birim halinde kurgulandı

 

Verilen bilgiye göre, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) 2016 Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı kapsamında Teknoloji Transfer Ofisi’ni kurdu.

Kalkınma Bakanlığı ve İSTKA desteğiyle faaliyetlerini yürüten Teknoloji Transfer Ofisi, akademisyen ve öğrencilere proje hazırlama, üniversite-sanayi iş birlikleri oluşturulması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının yönetilmesi alanlarında destek sağlıyor. Ön kuluçka ve kuluçka merkezlerinde girişimci adaylarına çalışma ortamı, melek yatırımcı desteği, danışmanlık hizmetleri de ofisin diğer faaliyetleri arasında bulunuyor.

Teknoloji Transfer Ofisi, hizmet alanlarına göre 5 farklı birim halinde yapılandı.

AA

Comments are closed.