BAKAN ÖZLÜ,ULUSLARARASI DÜNYA BİLİM VE TEKNOLOJİ PARKLARI KONGRESİNE KATILDI

0

34. IASP Dünya Bilim Ve Teknoloji Parkları Kongresi’nde konuşan Özlü, bu kongrenin İstanbul’un ev sahipliğinde yapılıyor olmasının ayrı bir mutluluk olduğunu söyledi.

 

İstanbul’un 130 ülkeden daha büyük ekonomisiyle tüm dünya için küresel bir kimliğe sahip olduğuna işaret eden Özlü, Türkiye’nin dış ticaret hacminin yüzde 56’sının, milli gelirin ise yüzde 27’sinin İstanbul kaynaklı olduğunu bildirdi.

 

Özlü, şöyle konuştu:

“İstanbul aynı zamanda büyük ölçekli projelerle ve yatırımlarla, dünyanın çekim merkezi olma yolundadır. Küresel bir şehir olan İstanbul, teknolojinin de merkez üslerinden biri olma yolundadır. İstanbul, ‘bilim merkezi ve teknoloji üssü Türkiye’ hedefimizin en önemli halkasıdır. ?İstanbul, özellikle teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonda, dünyanın cazibe merkezlerinden biri olma yolundadır. Bu önemli kongrenin İstanbu’da yapılıyor olması, şehrimizin potansiyelinin keşfedilmesi bakımından da çok anlamlıdır.

Türkiye, bilimin, teknolojinin ve sanayinin, kalkınmanın en önemli ve vazgeçilemez üç ayağı olduğu gerçeğiyle hareket etmektedir. Bizler, hükümet ve bakanlık olarak bütün projelerimizin merkezinde bu üç ana unsuru görüyoruz. Bilim, teknoloji ve sanayi, olmazsa olmazımızdır. Türkiye’yi teknoloji üssü yapacak, bilim merkezi konumuna getirecek her türlü yatırıma ve faaliyete destek oluyoruz ve destek olmaya devam edeceğiz. Bu yöndeki bütün iş birliği ve ortaklıklara da hazır olduğumuzun bilinmesini isterim. Bizim birinci önceliğimiz, yönümüz ve pusulamız, Türkiye’nin kendi sanayi devrimini gerçekleştirmesidir.”

 

” Teknoloji Geliştirme Bölgeleri çok önemli”

 

Türkiye’nin kendi sanayi devrimine giden yolda Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ni çok çok önemli bulduklarını ifade eden Özlü, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nin kendi hükümetleri döneminde büyük önem kazandığını söyledi. 2002 yılında Türkiye’de sadece 5 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunduğunu hatırlatan Özlü, bugün 54’ü faal, 12’si de yapım aşamasında olmak üzere toplam 66  Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunduğu bilgisini paylaştı.

 

Özlü, hedeflerinin 81 ilin tamamında Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurmak olduğunu dile getirdi. Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

“?Çünkü sanayimizi bilimle, teknolojiyle buluşturmamız gerekiyor. ?Bilimi, teknolojiyi ve sanayiyi birbirinin  can yoldaşı, arkadaşı yapmamız gerekiyor. ?Çünkü bilim, teknoloji ve sanayi stratejik ortaklardır. ?Bu stratejik ortaklığı somut hale getirmek, yüksek teknolojili ürünlere dönüştürmek en temel amacımızdır. ?Biz Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi çeşitli teşvik ve muafiyetlerle destekliyoruz.

Bölgelerin kurulması için gerekli idare binası, kuluçka merkezi ve altyapı inşaat giderlerinin önemli bir kısmını biz karşılıyoruz. Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutuyoruz. Girişimci firmaların bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel uygulamaların internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetlerini katma değer vergisinden muaf tutuyoruz.

Yine bu bölgelerde çalışan Ar-Ge personelinin bu görevleriyle ilgili ücretlerini, 31 Kasım 2023 tarihine kadar vergiden muaf tutuyoruz. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde bulunan personelin, sigorta primi işveren hissesinin yüzde 50’sini destekliyoruz. Ar-Ge personelinin bölge dışında geçirmesi gereken süreye ait ücretlerini, gelir vergisi kapsamı dışında tutuyoruz. Bölgelerde görevlendirilen öğretim üyelerinin bölgeden elde edecekleri gelirleri, üniversite döner sermaye kapsamı dışına çıkarıyoruz. Yine öğretim elemanlarımıza bu bölgelerde şirket kurma imkanı veriyoruz.”

 

“Beyin göçünü engellemeye kararlıyız”

 

Bütün bu desteklerle girişimcilerin önünü açmayı hedeflediklerini kaydeden Özlü, araştırmacılara ve akademisyenlere destek vermeyi amaçladıklarını ifade etti. Özlü, bilimle üniversiteyi aynı hedefe yönlendirdiklerini, fakat bunu yaparken bir şart ortaya koyduklarını söyledi. Bu şartın “ileri teknolojide mal ve hizmet üretmek” olduğunu bildiren Özlü, şunlara dikkati çekti:

“İleri teknolojiye sahip ürünler üretmek isteyen herkes için kapılarımızı ve kaynaklarımızı sonuna kadar açıyoruz. Teknolojik bilgi üreten, yenilik geliştiren, üründe kaliteyi yükselten, verimliliği artıran, üretim maliyetlerini düşüren, teknolojiyi ticarileştiren bütün fikirleri ve girişimleri desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye, son 15 yılda diğer alanlarda olduğu gibi bilim ve teknolojide de önemli mesafeler kaydetti. Ektiğimiz tohumlar yeşermeye, meyve vermeye başladı. Türkiye, son 15 yılda ortalama yüzde 5,7 büyüdü. Bu büyüme, bundan sonra da istikrarlı bir şekilde devam edecek. Bu büyümede Türk sanayisinin katkısı her geçen gün artıyor. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine doğru ilerlerken, iyi yetişmiş insan kaynağımıza sonuna kadar güveniyoruz.

Diğer taraftan belirtmek isterim ki beyin göçünü engellemeye kararlıyız. İyi yetişmiş, vatanına ve milletine bağlı, yüreği ülkesi için çarpan insan kaynağımızın göç etmesine gönlümüz razı değil. Ayrıca, Ar-Ge merkezleri açarak, teknoparklar inşa ederek, bilişim vadileri kurarak, girişimcilerin önündeki engelleri kaldırarak, bilimsel fikirleri teşvik ederek, bilimle sanayiyi buluşturarak beyin göçünü tersine çevireceğiz. Ayrıca, Türk vatandaşı olsun ya da olmasın yurt dışında yaşayan iyi beyinler için Türkiye’de ekosistem oluşturmayı ve bu iyi beyinlerin Türkiye’ye transferi konusunda önemli adımlar atacağız. Ekosistemimizi Ar-Ge ve inovasyonla destekleyeceğiz. Kuracağımız ekosistem ortamında, iyi yetişmiş bilim insanları kendilerine yer bulacaklar.”

 

Özlü, dünyanın birçok ülkesinden Türkiye’ye gelen katılımcılara hitaben, “Sizler eminim ki; Dünya Teknoparklar Birliği olarak, ülkemizin nereden nereye geldiğini göreceksiniz. Türkiye’yi takip etmeye devam etmenizi temenni ediyorum” diye konuştu.

Comments are closed.