BAKAN ÖZLÜ,BARTIN’DA

0

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır. Biz ne zaman ki teknoloji açığımızı kapatırsak o zaman biz Türkiye olarak dış ticaret açığımızı da kapatacağız, cari açığı da kapatacağız.” dedi.

Bartın Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) Test ve İnovasyon Merkezi’nin açılışında konuşan Özlü, her şeye rağmen ülkenin büyüdüğünü, geçen yılki yüzde 2.9 büyümesinin de AB ülkelerindeki büyüme ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunu söyledi.

Sanayinin de geçen sene yüzde 4.5 oranında büyüdüğünü ifade eden Özlü, şöyle konuştu:

“Maalesef 15 Temmuz’un tesiriyle geçen sene sadece 3. çeyrekte eksi 1,8 küçülme yaşadık. Diğer bütün dönemlerde birinci çeyrekte, ikincide ve son çeyrekte hep Türkiye büyüdü ve büyümeye devam edecek. Türkiye nasıl büyüyecek? İnovasyon ile büyüyecek. Teknolojiyle, sanayiyle büyüyecek. Büyümemizin lokomotifi sanayidir. Ancak sanayimiz büyürse, Türkiye büyür. Bunun bilincindeyiz. Bakanlık olarak da sanayimize ilişkin bütün alt yapıları destekliyoruz, OSB’leri destekliyoruz. Endüstri bölgelerimizin kuruluş çalışmalarını hızlandırıyoruz. Sanayi sitelerimizle ilgili faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bartın OSB de büyüyecek. Bu OSB’nin büyümesi için bakanlık olarak elimizden gelen bütün desteği sağlayacağız. Burada yaklaşık 30 parsel var ve boş yer yok. Burayı büyüteceğiz.”

Sanayinin inovasyona, Türkiye’nin de teknolojiye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Özlü, “Türkiye’nin gerçek açığı teknoloji açığıdır. Biz ne zaman ki teknoloji açığımızı kapatırsak o zaman Türkiye olarak dış ticaret açığımızı da kapatacağız, cari açığı da kapatacağız.” ifadesini kullandı.

Teknolojinin, yüksek katma değer demek olduğunu dile getiren Özlü, “Bakın herkes söylüyor, artık yüksek katma değerli ürünler üretmemiz gerektiğini hepimiz söylüyoruz. Nedir bu? Yüksek katma değerli ürün demek, yükte hafif, pahada ağır ürünler demek. Bunun da tek yolu teknolojidir. Teknolojiye haiz ürünler üreteceğiz. Bunu da OSB’lerde, endüstri bölgelerinde üreteceğiz.” diye konuştu.

KOSGEB destekleri

 Özlü, uzun yıllardır KOSGEB desteği verdiklerini, ekonomide geçen sene darbe girişimi tesiriyle yaşanan durgunluk sonucunda mikro kobilere, özellikle küçük işletmelere destek vermek amacıyla bir program başlattıklarını ifade etti.

Geçen sene aralık ayında yaklaşık 750 milyon lira ile 15 bin KOBİ’ye bir destek programı başlattıklarını anımsatan Özlü, “KOBİ’lerimizden 13 bin 500’ü bunu kullandı ve yaklaşık 600 milyon lira civarında destek verdik. 250 bin başvuru vardı yaklaşık. Tekrar bu sene programı başlattık. 10-20 Şubat tarihinde yeni başvurular aldık. Bunlara da 529 bin başvuru geldi, değerlendirdik. 460 bin KOBİ’miz bu desteklerden faydalanma hakkı kazandı. Bugüne kadar 143 bin küçük işletme bu desteklerden istifade etti. Bunun piyasaya katkısı yaklaşık 3 milyar 380 milyon liradır. KOSGEB destekleri devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Özlü, Bartın Valisi Nusret Dirim, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Belediye Başkanı Cemal Akın, Deniz Piyade Albay Vedat Selvitop, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Manav ve Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan ile açılışını yaptığı Test ve İnovasyon Merkezi’nde incelemede bulundu.

Özlü, açılışın ardından OSB’de faaliyet gösteren demir çelik ve otomotiv yedek parça fabrikasını gezerek, ilgililerden üretim hakkında bilgi aldı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “KOSGEB’in kurulduğu 1990 yılından bugüne kadar verdiği desteklerin yaklaşık tamamına yakın bir desteği son 2 aydır vermek üzere bir program başlattık.” dedi.

 

Bartın Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Test ve İnovasyon Merkezi Salonu’nda iş adamlarıyla bir araya gelen Özlü, burada yaptığı konuşmada, hükümet olarak büyük sanayici ve küçük KOBİ’lerin desteklenmesi konusunda önemli kararlar aldıklarını ve kanunlar çıkardıklarını söyledi.

 

Büyük sanayicilerin desteklenmesi, işlerini büyütmeleri, daha fazla ihracat yapabilmeleri amacıyla 250 milyar liralık bir kredi paketi hazırlayarak, uygulamasına geçtiklerini anımsatan Bakan Özlü, “Küçük KOBİ’ler için başlattığımız 11 milyar liralık bir kredi hacmini KOBİ’lerle buluşturmayı düşündük. Bunların ikisi de uygulamada. KOSGEB’in kurulduğu 1990 yılından bugüne kadar verdiği desteklerin yaklaşık tamamına yakın bir desteği, son 2 aydır vermek üzere bir program başlattık. Yani bütün KOSGEB’in verdiği desteklerin toplamı 11 milyarı bulmaz ama bizim son 2 ayda desteğin tamamı 11 milyar lirayı bulacak. Ekonominin canlanması, büyümesi, sanayimizin derinleşmesi için bunları yapıyoruz.” diye konuştu.

 

İnovasyonun, mevcut üretim ve yaşayış tarzında yenilik yapmak olduğunu,16 Nisan’da gerçekleştirilecek anayasa referandumunun da bir inovasyon olduğununa belirten Özlü, “Bu referandum, aslında mevcut sistemde bir inovasyon yapmaktır. Ana omurgaya, yani cumhuriyetin temel değerlerine sadık kalarak, bunları muhafaza ederek, yapıda, sistemde bir yenilenme oluşturmaktır. Yenilenme olmadan büyüme olmaz. Yani hücreler kendisini yenilemezse, insanlar kendilerini yenilemezse büyüme, gelişme olmaz. Bizim açımızdan da referandumun anlamı budur.” ifadelerini kullandı.

 

“Meclis’te de inovasyona ihtiyaç var”

İktidara geldikleri 2002’de milli gelirin 3 bin dolar seviyesinde olduğunu ve karşılaştıkları zorluklara karşın yaptıkları hamlelerle bu rakamın 11 bin dolarlara dayandığını da aktaran Özlü, şunları kaydetti:

 

“Şimdi ikinci bir hamle yapmamız lazım. Bu mevcut sistemle ikinci bir hamle yapmamız zor. Biz arzu ediyoruz ki pratik, hızlı, aynı zamanda emniyetle çalışan yeni bir sisteme geçelim. Geçelim ki, Türkiye bir sıçrama yapsın. Türkiye’nin bir sıçramaya ihtiyacı var. İnanın, mevcut sistemde sıçrama yapmak çok zor. Ben Meclis’e ilk girdiğimde çok şaşırdım. Orayı çok önemserdim. Saat 15.00’te Meclis’e giriyoruz, 20.00’de ancak esas konuya gelebiliyoruz. O zaman sürecinde gündem dışı konuşmalar, gereksiz araştırma önergeleri, ‘bana sataştın, sen sataştın, hadi bakalım 10 dakika yoklama arası.’ Verimsiz çalışan bir meclis yapısı var. İnanın çok verimsiz. Orada kanun çıkarmak çok zor. Kesinlikle orada da bir inovasyona ihtiyaç var. İç tüzüğün değişmesi lazım. Tıkır tıkır yasa konuşacağız. Biz bu sistemi değiştirmek istiyoruz, değişmesi gerekiyor. Bu sistem iyi bir sistem değil, verimli bir sistem değil. Bu sadece sistemsel bir değişikliktir, yönetim sistemi değişikliğidir. Bunun altında başka bir şey aramaya, öküz altında buzağı aramaya gerek yok.  Biz inovasyon gerçekleştirmek istiyoruz, bunun için de destek istiyoruz.”

Comments are closed.