BAKAN ÖZLÜ, TEKNOLOJİ TRANSFERİNİN HIZLANDIRILMASI PROJESİ KAPANIŞ KONFERANSINA KATILDI

0

Teknoloji Transferinin Hızlandırılması Projesi’nin kapanış konferansına katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, burada yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Programı (IPA 1) Kapsamında Teknoloji Transferinin Hızlandırılması Projesi boyunca emeği olan bütün paydaşlara teşekkür etti.

 

Özlü, İPA Projeleri ve Rekabetçi Sektörler Programı’nın başta KOBİ’ler olmak üzere, birçok Türk firmasının Ar-Ge ve inovasyon kapasitelerinin artmasına fayda sağlayacağını söyledi.

 

 “Yüksek katma değerli ihracat, vazgeçilmez bir hedeftir” 

 

Teknoloji Transferinin Hızlandırılması Projesi’nin, Avrupa Yatırım Fonu (EIF) tarafından Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Avrupa Komisyonu iş birliğinde yürütüldüğünü aktaran Özlü, proje kapsamında fikri mülkiyet temelli projeler, üniversitelerin bilgi ve becerilerini ticarileştirmek amacıyla kurulan şirketler ve KOBİ’lerin desteklendiğini kaydetti.

 

Programın Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali iş birliğine katkılar sunacağını belirten Özlü, programla işletme ve girişimcilere rekabet gücü sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.

 

Özlü, şöyle konuştu:

“Net olarak belirtmek isterim ki; Türkiye’nin tercihi, elbette hazır teknoloji kullanmak değil, üretmektir. Bu bizim için hayati bir öneme sahiptir. Bu perspektiften baktığımızda, ülkemiz için yüksek katma değerli ihracat vazgeçilmez bir hedeftir. Bu hedefin sahiplenilmesi ve geliştirilmesi, hayati bir öneme sahiptir.

 

Biz, hükümet ve bakanlık olarak bu hedefi sahiplendik. Şunu içtenlikle ifade etmek istiyorum, temsil ettiğimiz siyasal akıl, teknolojiyi ve bilimi içselleştirmiş bir akıldır.”

 

 “Küresel katma değer zincirinden, daha büyük bir pay almayı hedefliyoruz” 

 

Faruk Özlü, bilimsel akıl ve bilimle desteklenmiş teknolojinin 2023 hedeflerinin omurgası olduğunu ifade ederek, bu omurganın amansız mücadelenin sürdüğü küresel rekabette, Türkiye’yi dik tutacağını kaydetti.

 

“Küresel katma değer zincirinden, daha büyük bir pay almayı hedefliyoruz.” diyen Özlü, ihracatta araştırma ve geliştirmenin önemine işaret ederek şunları söyledi:

“İhracatçılarımızın potansiyelini geliştirmek, ihracat kalitemizi artırmak için birçok projeyi, eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Bakın, Türkiye’deki 67 bin ihracatçının ilk bini, toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. 1 milyar dolar barajını geçen sadece 10 firma bulunuyor. Bu sayının en az 50’ye ulaşması gerekiyor. Bu sayının en az 50’ye ulaşmasını hedefliyoruz.

 

Bunun tek yolu ise, yüksek katma değere sahip ürünlere odaklanmaktır. Bu da ancak Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma ile mümkün olacak. Tüm bu kavramları, bütün üretim ve pazarlama süreçlerinin merkezine koymak durumundayız.”

 

 “44 bin personel istihdam edilmekte” 

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ihracatçı ilk bin firmanın, yalnız 174’ünde Ar-Ge Merkezi bulunduğunu anımsatan Özlü, firmaların toplam Ar-Ge harcama tutarının ise 5,2 milyar lira civarında bulunduğunu aktardı.

 

Ar-Ge’nin toplam cirodan aldığı payın ise yüzde 2 seviyesinde kaldığını söyleyen Özlü, bu rakamların yetersizliğine değindi. Özlü konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türk özel sektörü, Ar-Ge’ye harcadığı parayı, yük olarak, külfet olarak görmemelidir. Firmalarımız, Ar-Ge ve inovasyona ayırdıkları kaynakları, her koşulda artırmalıdır. Hem kamu, hem özel sektör olarak Ar-Ge ve inovasyona mecburuz.

 

Bu anlamda, “Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun” son derece önemlidir. Bu kanunla, özel sektörün Ar-Ge ve tasarım alt yapısının oluşması ve inovatif fikirlerin desteklenmesi için, ciddi anlamda harcama yapıyoruz. Kanun çerçevesinde faaliyet gösteren Ar-Ge ve Tasarım Merkezi sayımız 800’e ulaşmıştır. Bu merkezlerde, 44 bin personel istihdam edilmektedir. Bundan sonra da Ar-Ge’ye yatırım yapmaya, özel sektörümüzü ve üniversitelerimizi desteklemeye devam edeceğiz.”

 

AA

Comments are closed.