TBMM’DE SÖZLÜ SORULARI CEVAPLANDIRDIK

0

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, geçen yıl 274 bin KOBİ’ye 6,7 milyar lira kredi verdiklerini belirtti.

 

Özlü, TBMM Genel Kurulunda, milletvekillerinin sözlü sorularını cevaplandırdı.

 

Ar-Ge, inovasyon ve tasarıma verdikleri desteğin bu yıl da devam edeceğini, 2017 yılının temmuz ayında hayata geçirilen Üretim Reform Paketi’nin Türk sanayisi için olumlu sonuçlar vermeye başladığını anlatan Özlü, 2017’nin Ar-Ge ve tasarımda sıçrama yılı olduğunu, 437 Ar-Ge merkezi, 136 tasarım merkezi kurduklarını, böylelikle 773 Ar-Ge merkezi, 142 tasarım merkezi sayısına ulaştıklarını bildirdi.

 

Türkiye’deki teknoparkların sayısını 69’a yükselttiklerini, Ar-Ge merkezi sayısını bine, tasarım merkezi sayısını 250’ye ve teknoparkların sayısını da 80’e çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Özlü, yapılan yatırımlar sonucunda toplam patent sayısının 65 bin, toplam marka sayısının 925 bin, toplam coğrafi işaret sayısının ise 303’e ulaştığını kaydetti.

 

Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol imzalayarak 300 organize sanayi bölgesine 300 teknik kolej çalışmasına başladıklarını, bu kapsamda 2018 yılında 10 teknik kolej kurmayı planladıklarını dile getiren Özlü, “2017 yılında 274 bin KOBİ’ye 6,7 milyar lira kredi verdik. Genç girişimcilerin desteklenmesi, KOBİ’lerimizin markalaşması, Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi amacıyla KOSGEB bütçesine ayırdığımız kaynağı geçen yıla göre yüzde 60 oranında artırdık ve 1,7 milyar liraya çıkardık.” dedi.

 

Türkiye Şeker Kurumunun, 696 sayılı KHK ile kapatıldığını, Şeker Kurumuna ve Şeker Kuruluna yapılmış atıfların Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına yapılmış sayıldığını belirten Özlü, bakanlığının Şeker Kurumuyla bir ilişkisinin kalmadığını, Kuruma ilişkin soruların Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca cevaplandırılması gerektiğini söyledi.

 

Özlü, Avrupa Birliğinin nişasta bazlı şeker türlerinin toplamı için değil, sadece nişasta bazlı şekerin bir türü olan izoglikoz için kuru madde bazında yüzde 5’lik bir kota tahsis ettiğini ifade eden Özlü, “Türkiye’de ise glikoz, izoglikoz ve kristal fruktoz dahil tüm nişasta bazlı şeker türleri için kota tahsis edilmektedir. Mülga 4634 sayılı Şeker Kanunu ile yeni nişasta bazlı şeker fabrikası kurulması için Şeker Kurumundan kota temini zorunluluğu getirilmiştir. Bakanlar Kurulumuz, nişasta bazlı şeker kotalarını her yıl ihtiyaçlar çerçevesinde değişen oranlarda artırmasına karşın nişasta bazlı şekerin pazar payı yükselmemiş tam tersine azalmıştır.” dedi.

 

87 bin asansöre kırmızı etiket iliştirildi

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, asansör denetimlerine ilişkin sözlü soru önergesini de “Ülkemizde yaklaşık 477 bin adet asansör vardır. 2017 yılında 356 bin asansörün periyodik kontrol faaliyetleri yapılmış ve 87 bin asansöre kırmızı etiket iliştirilmiştir. 2017’de 7 bin 120 adet asansör ve asansör firması denetlendi. 2 bin 358 adedinde uygunsuzluk bulundu ve 7 milyon Türk lirası idari para cezası uygulandı.” şeklinde cevapladı.

 

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının birlikte birçok Ar-Ge projesi yürüttüğünü vurgulayan Özlü, güneş enerjisi konusunda, Fotovoltaik Temelli Güneş Enerjisi Santral Teknolojilerinin Geliştirilmesi projesinin yürütüldüğünü, pilot uygulama olarak Şanlıurfa Ceylanpınar TİGEM işletmelerinde 10 megavat kapasiteli bir güneş enerjisi santrali kuracaklarını, rüzgar enerjisi üretimi konusunda Milli Rüzgar Enerji Sistemleri Geliştirilmesi ve Prototip Türbin Üretimi kapsamında çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

 

Bakan Özlü, TÜBİTAK Marmara Teknokentin 1071 TARAL destekli kimlik kartı projesiyle herhangi bir bağlantısı bulunmadığını belirterek, “Çip tabanlı Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi arasında imzalanan sözleşme kapsamında geliştirilmiş ve Bolu’da pilot uygulama yapılarak gerekli denemeler ve iyileştirmeler yapılmıştır. Çipli Türkiye kimlik kartları halihazırda 15 milyon vatandaşımıza teslim edilmiş bulunmaktadır.” diye konuştu.

 

KOSGEB’ten girişimcilik desteği alan işletme sayısının 46 bin 927 olduğunu, bu desteği alan işletmelerden yalnızca bin 625 tanesinin kapandığını, geri ödemeli olarak destek alan 3 bin 682 işletmeden yalnızca 90’ının vadesi geçmiş borcu bulunduğunu belirten Özlü, KOSGEB Hukuk Müşavirliğince haciz yoluyla tahsil edilen dosya sayısının ise 55 olduğunu kaydetti.

 

Özlü, kamuda yürütülen yazılım projelerinin bütçesine ve süresine uygun tamamlandığını, 2010-2015 yılları arasında Bakanlıkta yürütülen yazılım projelerinin toplam bütçesinin de 8 milyon 461 bin 718 Türk lirası olduğunu söyledi.

 

TÜBİTAK projelerinde görev alan proje yürütücüsü ve araştırmacıların sadece bilimsel yeterlilik açısından değerlendirildiğini, başka herhangi bir değerlendirme kriterinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özlü, “Bununla birlikte proje ekiplerinin 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra yayımlanan OHAL Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamelerde yer alan hususlar çerçevesinde değerlendirilmesiyse işin doğası gereğidir. Nitekim bu çerçevede zaman zaman, OHAL kapsamında, çalıştığı kurum-kuruluştaki görevine son verilen ya da görevinden uzaklaştırılan akademisyenlerin görev aldıkları projelerin yürütülebilmesi ve tamamlanabilmesini sağlayabilmek amacıyla proje yürütücüsü ya da araştırmacı/danışman değişikliği yapılması gibi önlemlere başvurulmak durumunda kalındığı olmuştur.” diye konuştu.

 

TOBB verilerine göre c-imalat sanayinde kurulan şirket sayısının 2013 yılında 7 bin 208, 2014 yılında 8 bin 229, 2015 yılında 8 bin 465, 2016 yılında 8 bin 636, 2017 ocak-kasım ayında 9 bin 316 olduğunu ifade eden Özlü, kapanan şirket sayısının da 2013’te 2 bin 601, 2014’te 2 bin 309, 2015’te bin 871, 2016’da bin 551, 2017 ocak-kasım döneminde de bin 606 olduğunu söyledi.

 

Özlü, TOBB’un kayıtlarına göre 2016 yılında c-imalat sanayinde 8 bin 636 şirket kurulduğunu, bin 551 şirketin kapandığını, 2017 ocak-kasım arasında 9 bin 316 şirketin kurulduğunu, bin 606 şirketin de kapandığını kaydetti.

 

Bakan Özlü, ceza ve tevkif evlerinin kapasiteleri ve mahkumların barınma, sağlık ve güvenlik şartlarının kötü olduğu hususuna ilişkin soru önergesine de şöyle yanıt verdi:

 

“Hükümlü ve tutuklu sayısındaki artışın karşılanması ve fiziki şartların iyileştirilmesi amacıyla planlanan ceza infaz kurumlarından 22’sinin ihale, 55’inin proje ve 12’sinin plan aşamasında olduğu, 136’sının ise ihalesi yapılarak inşaatının devam ettiğini ifade etmek isterim. Ayrıca, inşaat süresinin uzunluğu göz önüne alınarak kamuya ait atıl binaların küçük onarımlarla açık ceza ve infaz kurumuna dönüştürülmesi yönünde Bakanlık çalışmaları hızla devam etmektedir. Mevcut ceza infaz kurumlarında yoğunluğun giderilmesi amacıyla her türlü ihtiyaç derhal karşılanmaktadır. Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarında deprem, yangın, isyan gibi konularda hazırlanan planlar bulunmakta, ayrıca bu planlara istinaden belirli zamanlarda tatbikatlar yapılmaktadır.”

AA

 

Comments are closed.