BAKAN ÖZLÜ, 12. SMIIC GENEL KURULUNA KATILDI

0

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) 12’nci Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, cuma günü Mısır’ın Ariş kentinde, Ravza Camisi’ni hedef alan ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını kınadı.

 

Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve kardeş Mısır halkına başsağlığı ve yaralılara acil şifalar dilediğini aktaran Özlü, “İnsanoğlu, yaratıldığı günden bu yana, karışıklıktan kurtulma ve belirli bir düzen tesis etme gayreti içerisinde olmuştur. Bu düzenleme sürecinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmış olan standart olgusu, insanlık tarihi kadar eskidir. Yeryüzündeki kıt iktisadi kaynakları, optimum değerlendirme çabalarının bir ürünü olan standartlar, insanlık için bir lüks değil, bilakis ‘olmazsa olmaz’ mutlak bir gerekliliktir.” diye konuştu.

 

Özlü, en ekonomik üretimin standartlara uygun üretim, en ekonomik tüketimin de standartlara uygun tüketim olduğunu kaydederek, şunları ifade etti:

 

“O halde, standartlara uygun üretmek ve tüketmek, herkes için milli ve insani bir görev olarak telakki edilmelidir. Bu suretle, kaynakların en uygun biçimde değerlendirilmesi mümkün olabilecektir. Enformasyon ve üretim teknolojilerindeki gelişme ile birlikte, hızlı bir küreselleşme sürecinin yaşandığı günümüzde, standartlar uluslararası ticaretin ortak dili haline gelmiştir. Standartların uygulanması, işletmelere ve ülkelere oldukça fazla ekonomik getiri sağlamaktadır.

 

Örneğin, standart kullanımı, Avrupa GSYH’sinin yüzde 1 artmasını sağlamıştır. Ulusal rekabet gücünü artıran standartlar, ülkelerin ihracatlarının da artmasına katkı sağlamaktadır. Günümüzde, beş yüz binden fazla standardın küresel ticareti desteklediği belirtilmektedir. OECD verilerine göre küresel ticaretin yüzde 80’i doğrudan standartlardan etkilenmektedir. Standartlardan etkilenme hacminin dört trilyon dolardan fazla olduğu tahmin edilmektedir.”

 

“Bütün gayretimiz; helal ürünler konusunda bir farkındalık oluşturmak”

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü, SMIIC’nin faaliyetlerinin, ağırlıklı olarak helal gıda üzerine yoğunlaştığını anımsatarak, “Ancak, bu faaliyetlerin, ülkelerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yaygınlaştırılması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan; helal standartların, gıda, kozmetik, turizm, tekstil gibi alanlarda yaygınlaşmasında, Müslüman ülkelerden gelen talep ve beklentiler göz ardı edilmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Özlü, Müslümanların, bu taleplerinin, güvenilir kurum ve organizasyonlar tarafından hayata geçirilmesini beklediğini dile getirerek, “Helal konusunda, 400’ü aşkın logo ile yapılan belgelendirmeler; üzerimize düşen manevi sorumluluğu daha da arttırmaktadır. İslam dünyasının, bütün alanlarda etkinliğini artırması gerekmektedir. Dünyada üretilen zenginlikten, daha yüksek miktarda pay almamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

 

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın raporlarına göre; İslam ülkelerinin dünya araştırma harcamaları içindeki payının yüzde 2,5, patent oranının ise sadece yüzde 1,6 olduğuna işaret eden Özlü, şu bilgileri verdi:

 

“Müslüman ülkelerde, bilim alanında çalışan insanların sayısı, global ortalamanın çok altındadır. Bu rakamlarda görüleceği gibi; İslam dünyası, eğitim, bilim, araştırma ve teknolojiyle ileriye gidebilir. Teknoloji üretmeden bir yere varamayız. Bu nedenle; İslam ülkelerinin ekonomik ve ticari hedeflerinin; birbiriyle uyumlu ve eş güdüm içinde ele alınmasını gerekmektedir. İslam ülkeleri olarak; tarihsel birikimimiz, zengin insan kaynağımız ve doğal kaynaklarımızla, ihtiyaç duyduğumuz imkanlara sahibiz.

 

İslam İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde; teknoloji paylaşımı, ortak ARGE faaliyetleri, eğitim, iş birliği, üniversiteler arası ortak projelerle, birçok alanda ilerleme sağlayabiliriz. Biz Türkiye olarak, sadece kendi coğrafyamızda değil, küresel anlamda üstlendiğimiz misyonun farkındayız. Dünya Helal Zirvesi’ne gösterilen büyük ilgi, aynı zamanda İslam ülkelerinin dayanışmasının, yardımlaşmasının ve iş birliğinin de açık bir göstergesidir. 80’i aşkın ülke, 7 bin 500’e yakın katılımcı, üst düzeyde 150 marka, çok sayıda kurum ve kuruluşu bir araya getiren bu zirve; helal ürünler sektörünün kat ettiği büyük aşamayı bize göstermektedir. Dolayısıyla sorumluluğumuz büyük.”

 

Özlü, helal sektörünün, artık küresel bir sektör olduğuna dikkati çekerek, “İslam kardeşliğinin, küresel alanda somutlaşmış halidir. Bu anlamda, bizim bütün gayretimiz; helal ürünler konusunda bir farkındalık oluşturmaktır. Bu farkındalığı hep birlikte oluşturacağız.” diye konuştu.

 

Helal sektörünün, inkar edilemez bir ihtiyacın ve gerçekçi taleplerin sonucunda ortaya çıktığının altını çizen Faruk Özlü, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“O ihtiyaç; dinimize ve inancımıza uygun yaşama ve tüketme ihtiyacıdır. Bugünün küresel dünyasında; kadınıyla, erkeğiyle, iş adamlarıyla, işçileriyle, girişimcileriyle, öğrencileriyle, Müslümanlar her yerdedir. Dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanların özellikle gıda, kozmetik ve sağlık ürünlerine yönelik talepleri; bize göre en doğal insan hakkı talebidir. Dolayısıyla helal ürün; bir yanıyla inanca saygı, diğer yanıyla insan haklarına saygı temelinde ele alınmalıdır.”

Comments are closed.